Son Yazılarım
- Türk faşistleri, Kürt faşistleri
- Eski Gazeteler Nasıldı, Eski Yazarlar Kimlerdi?
- En İdeal Ekonomi Modeli Hangisidir?
- Network Marketing şirketleri nasıl Para dolandırıyor?
- Kemalist Elitler Cemaati'nin Küfürcü Medyası
- İngilizlerin Anketi: Yaratılış okullarda anlatılmalı
- Okul katliamlarının nedeni: evrim teorisi
- Necip Fazıl Türk gazetelerini nasıl analiz etti?
- Hürriyet'teki "Güzin Abla" Ergenekon'un Neresinde?
- Mustafa Kemal'in yakın arkadaşlarını kim astırdı?
- Yeşilçam'ın Ünlü Senaristi Ayşe Şasa'nın Ruh Macerası
- Televizyon ile Yaşamanın Yolları
- "SaÄŸ Kalan Ruh" ve Vatan Gazetesi
- Unutulmaz, Kış Masalı, Nefes Dizileri Ne Anlatıyor?
- Halkımız Magazin Peşinde !!!
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
Unutulmaz, Kış Masalı, Nefes Dizileri Ne Anlatıyor?
8/11/2009 ·
Her sezon ekranlarda tutunabilmek için seyircisini arayan dizilerin de trendi var. Farklı kanallarda yayınlanmasına, farklı yapımcı ve senarist gruplarından çıkmasına rağmen aynı tema üzerinde çakışan 'senaryo trendi'.
İçinden aşk geçmeyen dizinin tutmayacağına inanan yapımcılar sayesinde, yolgeçen hanı yapılan aşk tüketilmeye devam ediyor. Ekranlar 'öyküsüz aşk' hikayelerinin anlatıldığı senaryoların işgalinde.
Dizi tarihinde unutulmazlar arasına adını yazdıran İkinci Bahar'da yan hikaye olarak işlenen, Nurgül Yeşilçay'ın önünü açan Gülsüm'ün hikayesi, neredeyse bütün dizilerde kendini gösterdi. Zengin çocuğu kafalamak için hamile kalan Gülsüm, terk edilmesine rağmen çocuğu doğurmaya karar veriyor, Amerikalı Tim'le çocuk için yapılan anlaşmalı evlilik ise yeni bir aşkın doğmasına vesile oluyordu. Ağa, mafya, dönem dizisi ayırt etmeksizin bir dönem bütün dizilerde aynı mantıkla yer aldı aynı hikaye. Senaristler bu temayı tepe tepe kullanıp içini boşaltırken; seyirci tarafından kanıksanan duruma duyarsızlaşma gerçekleşmiş oldu. Yeni trend tek başına doğurmak çocuğu. Evlilik, çocuk açısından miras hakkı ve babanın soyadını taşıma hakkına indirgendiğinden; kadın için ise ekonomik açıdan bağımsızlık kazanıldığında gereksiz olduğundan işlevini yitirdi uzun zaman önce. Nasıl olsa miras hakkı ve soyadı DNA testiyle kazanılabiliyor. Nasıl olsa anne istediği takdirde soyadını verebiliyor çocuğa. Evliliğe ne hacet!
Gayri meşru ilişkileri eleştirince 'bu şimdinin meselesi değil, edebiyat tarihine damgasını vurmuş romanlar da bu konuları işlemiş' itirazı yükseliyor okuyuculardan. Katılmamak elde değil ama yorum farkıyla. Edebi eserlerde gayri meşru ilişkiler ya da gayri meşru hayat yaşayanlar 'onlar gibi olmayın' mesajıyla ele alınırken; günümüzde aynı romanlar 'onlar gibi olun' yorumuyla dizileştiriliyor. Sadakatsizlik aileyi yok eden parçalayan bir unsur olmaktan çıktı, aşkın olmazsa olmazı haline geldi.
Kırsalda kızların 18 yaşından küçük evlendirilmesi karşısında kıyameti koparanlar; şehirli dizilerde 18 yaş altı gençleri 'ilişki' içinde gösteren senaryoları el üstünde tutuyor(hatırlayınız Annem dizisi:Bakan'ın 17 yaşındaki liseli kızı)
Kış Masalı, (dağlarda dolaşan 17 yaşındaki Esmer) Gayri meşru ilişki, hamilelik, iki erkek arasında kalmış kız gibi bütün klişeleri içinde barındırıyor Kış Masalı.
Unutulmaz: Bütün hikayesi 'ablasının evleneceği adamdan çocuk bekleyen Eda'nın yaşayamadığı büyük aşk' olarak özetlenebilecek bir hikayesizlik üzerine kurulu Unutulmaz. Yaprak Dökümü'nün çok seyredilmesini Nejla-Oğuz-Leyla arasında dönen dolaplara bağlayan yapımcıların tamamen yanlış bir algısı ve tercihi Unutulmaz.
Nefes: Bir intikam hikayesi olarak kotarılmaya çalışılan Nefes, ahlaksızlık çıtasını o kadar yükseltiyor ki yazarken bile rahatsız olmamak elde değil! Efendim ismi Nefes olan hem konservatuarda hoca hem de baş çellist olan kızımız; küçük bir kız çocuğuyken annesini babasının ortağıyla oldukça samimi bir şekilde görür. Kocayı ortağıyla aldatmak da bu yılın dizi trendlerinden bir tanesi. Sonra annesi, babasını terk eder, adı geçen ortakla evlenir. Yıkılan baba, defalarca intihara teşebbüs etmesine rağmen emeline, 17 yıl sonra, kızının baş çellist olacağı gün ulaşır. Annesinden nefret ederek büyümüş olan kız, babasının intikamını almak için yemin eder. Önce annesini reddedip okkalı bir tokat savurduktan sonra intikam ateşine odun atmak için annesinin yaşadığı yalıya taşınır.
Sesi, insan çığlığına en çok benzeyen çelloyu odasında seksi bir şekilde icra ederken; üvey babasının taciz dolu bakışlarına muhatap olur. Ki zaten niyeti fazlasıyla budur. Hem üvey babasını hem üvey kardeşlerini kendine aşık ederek alacaktır intikamını annesinden. Üvey babası ve üç oğlu Nefes için bir dart tahtasıdır diye bitiyor sinopsisin son cümlesi.
Yazar Sema Karabıyık.
Yazı kısmen kesilmiş ve kısaltılmıştır.
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır